- Hoşgeldiniz

PROGRAMI AÇIKLIYORUM

PROGRAMI AÇIKLIYORUM sitemize 29 Nisan 2013 tarihinde eklenmiş ve 458 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

PROGRAMI AÇIKLIYORUM

Bizim gazetecilik mesleğinde elinizi çabuk tutacaksınız. Önünüze sağlam bir haber ya da konu geldiği zaman hemen ve hiç zaman yitirmeden yazacaksanız.
Eğer bunu yapmazsanız aynı konuyu başkaları yazar ve yine bizim meslek deyimiyle iş elinizde patlar.
Gazetecinin, eline düşen haberi saklama, daha sonra yazma lüksü yoktur.
Ben de bugünkü yazımda bu meslek kuralına uyuyor ve önemli bir haberi sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum!
Bildiğiniz gibi, sayın teröristlerimizin ve muhterem katillerimizin bir bölümü ellerinde silahları, telsizleri, patlayıcıları ve öteki terör malzemeleriyle birlikte 8 Mayıs günü “Tece”yi terk etmeye başlayacaklar.
Bu konu artık resmiyet kazandı, gizli pazarlıklar böyle sonuçlandı ve Kandil’de terör örgütü tarafından açıklandı. Yani işin gizlisi saklısı kalmadı.
“Tarihe geçecek (!)” olan o günleri hep birlikte yaşayacağız.
Bu öyle sıradan bir olay değil. Çok büyük tantanası olacak…
Peki bu rezalet adım adım nasıl gerçekleşecek?
Yazımın ilk bölümünde değindiğim konu işte şimdi karşımda. Elime geçen bu bilgiyi saklama, hatta yarına erteleme lüksüm yok!
Sizlere bu göz yaşartıcı programı aynen açıklıyorum!
* * *
2 Mayıs 2013: Örgüt, MİT aracılığı ile İmralı’daki katile bir liste gönderecek, Kuzey Irak’a geçmesi düşünülen teröristlerin isim listesiyle birlikte hangi bölgeden geçmeleri gerektiğini soracak. Baş katil seçenekleri inceleyecek, isimleri ve geçilecek yerleri belirleyecek.
3 Mayıs: Liste yine MİT aracılığı ile Kuzey Irak Kürt bölgesindeki örgüt merkezine bildirilecek. Örgüt telsizle Türkiye’deki teröristlere durumu iletecek.
4 Mayıs: İlk parti teröristlerin listesi Ankara’da Tayyip-Abdullah ikilisine sunulacak. Listeyi gören ve fevkalade olumlu gelişmeleri öğrenen suikast mağduru Bülent heyecandan yine ağlamaya başlayacak. Medyanın karşısına ağlayarak çıkacak.
5 Mayıs: Sınır ötesine gidecek teröristler dağdan inip silahlarıyla birlikte Diyarbakır, Tunceli, Van, Hakkari ve Şırnak’ta toplanacak. “Tece-Tayyip valileri” bunlara bildirimde bulunacak:
‘Sevgili arkadaşlar hoş geldiniz. Aldığımız emir gereğince şimdi sizleri Ankara’ya hayırlı bir iş için gönderiyoruz. Orada çok hoş bir sürpriz sizleri bekliyor. Ancak sizlerden istirhamımız, silah ve patlayıcıları şimdilik burada bırakınız. Örgüt merkeziyle haberleşmek için telsizlerinizi yanınızda götürebilirsiniz…
Aynı gün akşam saatleri: İlk kafileyi oluşturan teröristler Tayyip’in özel uçakları ile Ankara’ya getirilecek. Gece konaklama Hilton ve Sheraton otellerinde… Yüksek düzeyde koruma önlemleri alınacak.
* * *
6 Mayıs: Terörist kafilesi, kahvaltı sonrasında siyah Mercedes araçlarla Başbakanlık konutuna getirilecek. Kafileye MİT ve Genelkurmay yetkilileri eşlik edecek. Kendilerine sayın başbakanımız tarafından günün anısına birer teşekkür plaketi verilecek.
Basına kapalı toplantıda sayın başbakanımız veciz bir konuşma yapacak, ‘Bize anlayış gösterdiğiniz için hepinize çok teşekkür ederim, iyi yolculuklar dilerim. Aman haaa, sınırı geçerken silahlarınızı almayı unutmayın’ diyecek. Başbakanlık makamından ayrılırken teröristlere Vakko’dan alınan birer takım elbise, gömlek, ayakkabı falan -yine günün anısına- armağan edilecek.
Aynı gün: Kafile yine yoğun koruma önlemleri altında, görkemli bir araç konvoyu ile hemen yakındaki Çankaya’ya doğru yola çıkacak ve orada sayın cumhurbaşkanımız tarafından kabul edilecek. Sayın cumhurbaşkanımız da kendilerine teşekkür edecek, iyi yolculuklar dileyecek. Sonra onları öğle yemeği için alıkoyacak. Yemek sonrasında köşkü gezdirirken ‘Vallaha bu makamda bir zamanlar Mustafa Kemal Atatürk diye biri otururmuş, nereden nereye yani, ne ilginç di’mi’ diyecek. Teröristlerden biri ‘İyi ki artık o yok, bizi duman ederdi’ diye fikrini açıklayacak.
Aynı günün akşamı: Kafile Esenboğa’ya yine siyah Mercedeslerle götürülecek. Orada VIP salonunda akil adamlar çadır tiyatrosundan birileriyle karşılaşacak. Akiller ve teröristler birbirlerine sarılıp ‘Hepimiz aynı yolun yolcusuyuz. “Tece” diz çöktü, teslim bayrağını çekti’ diyecekler.
Kafile Tayyip’in özel uçaklarıyla Güneydoğu’ya götürülecek. İkram sonsuz olacak. Hatta uçaklarda ilk kez içki bulunacak ve isteyen teröristlere hostesler tarafından ikram edilecek.
* * *
Güneydoğu’da kendilerini yine havaalanında karşılayan Tayyip valilerine, kafilenin lideri şöyle diyecek: ‘Haritayı al eline. Biz Çukurca tarafından geçiş yapacağız. O bölgede ne kadar askeriniz, polisiniz, korucunuz varsa çekeceksiniz. Jetleriniz bundan sonra havalanmayacak. Geçiş garantimiz tamam mı?’ Vali yanıt verecek: ‘Her şey tamam. Şimdi silahlarınızı falan alın…’ Terörist bir uyarı yapacak: ‘Siz artık bize karışmayın. Biz sınıra gidiyoruz.’
Vali yakınacak: ‘Sizin ağır silahları dağdan indirmek için katır bulmakta biraz zorlandık. Uçaksavarlar çok ağırdı. Aha, her şey burada. Biz hepsini sınıra sağ salim götürürüz…’
7 Mayıs: Ellerinde silahları, çantalarında patlayıcıları ve telsizleriyle kafile yola çıkacak. Yol kontrolleri durdurulmuş durumda. İstedikleri gibi gidiyorlar. Güvenlik güçlerine kesin emir verildi: ‘Sakın ola ki durdurmayın, kazara durdursanız bile görmemiş olun.’
* * *
8 Mayıs: Bugün tarihi bir gün. Verilen emir doğrultusunda bölgedeki tüm askeri birlikler kışlalarına çekildi. Polisler ortada yok. Sadece kafileyi uğurlayacak komutanlar ve valiler gelmiş durumda.
Kafile sınıra yaklaştı. Makam araçlarından indiler. Artık vedalaşma zamanıydı. Valiler ve komutanlar yine Ankara’dan verilen emir doğrultusunda kafileye çiçek verdiler, birer kutu da çikolata…
İçlerinden biri konuştu: ‘Sizi daha iyi uğurlamak isterdik. Şimdi aceleye geldi, inşallah bundan sonraki kafilelerde daha iyi uğurlama olacak…’
Sarıldılar, öpüştüler… Ağır silah yüklü katırlar sınıra doğru yola çıkarıldı.
Terörist konuştu: ‘Ulan, ülkenizde sadece iki bin kişiyiz. Sizin o koskoca “Tece”nizi dize getirdik ya, bize helal olsun. Önder Apo’ya teşekkürler, teslim bayrağını çeken sayın başbakanınıza da ayrıca teşekkürler. Meğer sizi devirmek, size diz çöktürmek ne kolaymış da haberimiz yokmuş…’
Vali bey konuştu:‘Değerli arkadaşlar, geçişe kadar size araç verelim, rahat gidersiniz.’
Terörist konuştu: ‘Gerek yok. Biz bu dağları ve yolları iyi biliriz. Sınıra sizin araçlardan önce varırız. Dönüşümüz de böyle olacaktır.’
Kafilenin arkasından birer maşrapa su döküldü, hayırlı geçişler dilendi…
Silahsız asker ve polislerimiz teröristlere selam durduruldu.
‘İyi yolculuklar, kazasız belasız gidin, yine bekleriz’ sözleri duyuldu. Teröristler yola koyuldu.
Ankara’ya Başbakanlık, MİT ve Genelkurmay’a kriptoyla çok gizli başlıklı yazılar gönderildi:
‘Sayın teröristler emirleriniz üzerine sınırdan yakın ilgi gösterilerek, kucaklaşarak ve silahlarıyla birlikte uğurlanmıştır. Herhangi bir vukuat olmamıştır. Arz ederiz.’
Yazıyı gören bir görevli hayıflandı, ‘Ne günlere kaldık ey gazi hünkar, eşek mühürdar oldu katır defterdar’ demek zorunda kaldı.”
(Hünkar: Padişah. Mühürdar: Osmanlı’da padişahın mührünü kuşağında taşıyan sadrazam. Günümüzün başbakanı. Defterdar, Osmanlı’da para işlerini yöneten ikinci sıradaki önemli vezir. Günümüzün bakanı.

emin-colasan
EMİN ÇÖLAŞAN
SÖZCÜ

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :