- Hoşgeldiniz

Korku Duvarı Yıkıldı; Hükümeti Protestolar Sürüyor!

Korku Duvarı Yıkıldı; Hükümeti Protestolar Sürüyor! sitemize 23 Haziran 2013 tarihinde eklenmiş ve 285 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

 Korku Duvarı Yıkıldı; Hükümeti Protestolar Sürüyor!

Taksim Gezi Parkı ile başlayıp tüm ülkeye yayılan eylemler, “duran adam” ve “park meclisleri” şeklinde sürüyor. Geçen sürenin bilançosunu çıkarmak gerekirse ana hatlarıyla şunları söylemek mümkün: Korku duvarı yıkıldı.

Taksimin bilançosu

Türk bayrağı, Atatürk ve “diktatör istifa” talebi herkesi birleştirdi.
Halk AKP’yi yıkacağına inandı, gücünü ispatladı.
Vatandaş örgütlü olmanın şart olduğunu kavradı.
Başbakan Erdoğan’ın işinin bundan sonra çok daha zor olduğu ortaya çıktı.
Halk direnişi AKP içinde de taşları oynattı.
Taksim birleştirdi
Taksim sadece İstanbul’un değil. Türkiye’nin de önemli bir merkezi. Atatürk, Kurtuluş Savaşımızı simgeleyen o ünlü anıtı da Taksim’e diktirmişti. Anıtta kimler yok ki? Kurtuluş savaşına katkısı olan herkes var. SSCB’nin Kurtuluş Savaşına katkısının simgesi olarak dönemin Sovyetler Birliği Büyükelçisi Aralof da orada.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ve birliğin simgesi.
Taksim yine görevini yaptı. Dayanışmanın, mücadelenin sembolü oldu. “Açılım ortakları” hariç, herkesi birleştirdi.
Sahibi meçhul araziler
AKP modeli “kapatmalar” yaygınlaştı. Türkiye’nin kamu mallarının dökümü AKP yöneticilerinin çekmecesinde. Devletin elinde hangi arazi, hangi bina, hangi maden var, devletten iyi biliyorlar. Göz koyulanlar ihaleye çıkarılıp el konuluyor.
Nereye, hangi yatırımın yapılacağını “dar ekip” planlıyor. Yatırım yapılacak araziler yok pahasına satın alınıyor. Sonra da proje kamuoyuna açıklanıyor. “3. Köprü, yeni havaalanı, Kanal İstanbul projeleri” bunlardan birkaçı.
Araziler kapatılmış. Ama bazılarının gerçek sahipleri meçhul. Halk “duran adam” eylemi yaparken, yandaşlar “vuran adam” oluyor.
Aydınlık bu haberleri yayınlayınca Ceylanpınar’dan vatandaşlar aradı. “Geçtiğimiz günlerde Başbakan Erdoğan’ın oğlu ve kayınbiraderi buraydı” dedi. Başbakan’ın oğlu ve kayınbiraderi Ceylanpınar’a kadar gittiğine göre elbette bir işler vardır. Kim bilir…!
39 yıl sonra
Perşembe günü gece Antalya Aksu Öğretmen Okulu 1974 yılı mezunları Manavgat’ta buluştuk. Birçoğu ile mezun olduktan sonra hiç görüşememiştim. 39 yıl sonra bir aradaydım.
Eskilerden konuştuk. En çok merak ettiğim, aradan geçen 39 yılda kimin nerede olduğuydu? Taksim eylemlerinden sonra tüm ülkeye yayılan halk direnişi için ne düşündükleriydi. “Öcalanlı açılım”, “Bölünme anayasası”, “AKP iktidarı” ile ilgili tavırları ne idi.
Cumhuriyetin kadını
Sohbet başladı, ben çoğunu ilk kez gördüğüm için temkinli sorular soruyordum. Farkında olmadan erkekler bir tarafta, bayanlar bir tarafta toplanmıştı. İlk isyan bir kadın arkadaşımızdan geldi. “Bu ne ?” dedi. Toparlandık, karıştık. 10 dakika içinde her şey anlaşıldı. Hepsi Mustafa Kemal’in askeriydi.
Eğitim üretim için olunca
Gözlerim doldu. 12 Eylül, AKP darbesi yaşanmıştı. Bu nesil nasıl bu kadar sağlam durmuştu? Bunu konuşurken biri, “Biz Köy Enstitülerinin devamı olan bir okulda eğitim gördük. Köy enstitüleri kapatılmış olsa da etkisi devam ediyordu. Biz pamuk ekip topladık. Portakal yetiştirdik. Ders aletlerimizi kendimiz yaptık. Aşı yapmasını, kiremit bağlamasını, cam takmasını öğrendik. Gideceğimiz köyün hem ustası, hem sağlıkçısı, hem çiftçisi, hem öğretmeni olarak yetiştirildik” dedi.
Bir diğeri durumu, “Köylerimizi Cumhuriyet köyü yapma bilinciyle donatıldık. Eğitimimiz üretim içindi” diye özetledi.
Fazla söze gerek kalmadı.

ulusalkanal.com.tr

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz